Eğlence Anlayışlı İnsanlar İçindir. Anlamayan İçin; Daha Sonra Tekrar Deneyiniz…
Fıstıklı cipslerin üretiminin durduğu zamanlar…
İki yıllık eşim Sedi ile açtığımız dondurmacı dükkanımız…
Üniversiteyi geçen yıl bitirdik ve hemen evlendik. Annemin hep söylediği gibi işte, acele işe Sedi karışırmış… Sedi benim müzik zevkimi hiç sevmedi. Genelde eski, depresif sözlerle dolu, karamsar şarkılara deli olur, bi köşede ağlar. Ben mi?… Ne kadar hareketli olursa o kadar iyiyimdir.
Dükkanın kasasında Sedi oturur ve önündeki bilgisayardan şarkı seçimini o yapar. Ben mutfak kısmındayım ve kulaklıkla kendi seçimlerimi dinlerim. Tabi Sedi’ye göre çok fazla hareket ediyor olmam da bu yüzdendir. Ama aslında dinleseniz siz de seversiniz çünkü gerçekten insanın içini kıpcinkciğğğnkgigikgiiiiyyykgibibibbibbibibbibibibibyiyyyyyybibbibibiiiiuuuuuuvvvvvv…
Müzik dinlerken beni biraz olsun sakinleştiren şey fıstıklı cipstir. Fıstıklı cipsi diğer şeylerden ayıran en önemli özelliği, onu yerken başka bi şeyle ilgilenemezsin ve fıstıklı cips çok özeldir. Bi ara yemenizi tavsiye edharthurthartdanakharthurthartdanaktan…
Cipssiz kalışım o sabah müzik dinlememe engel değildi. Deliler gibi hareketli bi sabah beni bekliyordu, beklediğine değdi de. Neredeyse hiç kimse içeri girmek istemedi. Tembel onlar. Sedi bunun üzerine gelip dükkanda bi daha oynarsam şiddete meyledeceğini ve arkasından da benimle boşanacağını söyledi. Bu çok fıstıksız cipsti doğrusu…
Başka cipsler yemeye çalıştım. Büfede ne kadar varsa yedim ama hiçbiri onun yerini tutmuyordu. Kendimi müziğe bırakışım da sonuncu paketi açıp cips diye hediye oyun kartını yememle oldu.
Bi insanın bi kalbi varsa eğer, ben Sedi’yi sevmiyordum. Muhtemelen yani çünkü müziği daha çok seviyordum. Sevgi söz konusu olunca kıyaslama çok saçma bence. Bi şeyi daha çok sevip, başka bi şeyi daha az sevemez insan. Sevgi kapasitesi de önemli tabi ama bilemiyorum… Bence yine de insan her şeyi sevebilir ama iki şeyi de sevemez, çünkü her şey bi şeydir, iki şey ise kıyaslama ister… Neyse;
Sedi’nin karşısına çıktım. Hareketlerimde özgürdüm ve onun ağzından çıkanlar da artık beni bağlamıyordu çünkü “Sedi ben ayrılıyorum” demiştim. Sedi de son derece normal olarak karşıladı ve bana sigortamı ödemeyeceğimi, kovulduğumu söyledi. Hey Sedi, biz ayrılıyoruz, işçi çıkarmıyosun!..
Koskoca iki yılımı ona ayırmıştım ve bu tavırdaki bi davranışı kaldıramazdım. Tamam arkadaş kalalım tribinde ısrarcı değilim ama bu da bi saçmaydı bence. Tabi yine bence… Onca, onca yıl o benim için zaman kaybetmişmiş.
Sedi dükkandan işlemleri yaptırmak için çıktığında hayatımda ilk defa en sevdiğim şarkıyı o dükkanda son ses açma fırsatı bulmuştum. Ağlamak üzereydim. Neden geçen yıl arkadaşlarıyla tatile gittiğinde ayrılmadığım için!
Gözlerimi kapattım ve ortada dansa başladım. Üç dakika sonra etrafımda etten duvar örülmüştü. Bunlar, civardaki müzik severlerdi. Herkes büyülenmişçesine dans ediyordu. Kafayı yemek üzereydim hahaha, çok iyiydi.
Sedi evlenmeden önce dükkanı kendi üstüne yaptırmıştı anneme. Sözleşmeli evlilik çok havalıydı o zaman. İyi ama biz havasızdık. Hafta sonuna denk geldiğini unutan Sedi’nin devlet dairesine koşmasını umursamadım, düşünceli olmasını dilerdim sadece…
3 gün sonra pazartesi günü dükkana geldiğinde, dükkanın “Fıstık gibi Danslar” isminde bi bara dönüştürüldüğünü gördüğünde, onun gözlerini ve tıkadığı kulaklarını görecektiniz…
Sedi bizi zorlasa da, biz bardan çıkmıyorduk! Çıkmayacaktık da! Annem durumu öğrenmişti ve o da gelip bizimle dans ediyordu. Müziğin sesini kısınca annem çok sinirlendi ve tatsızlık çıktı. Talihsiz olaylar işte…
Sedi hastaneden bi hafta sonra çıkmış anladığım kadarıyla ve polislerle dükkana gelmişti…
Sanki gecekondu yıkmaya gelmiş gibi greyder, sert su sıkan demir arabalar filan da vardı…
İşte ilk ıslak partimi bulmam da böyle olmuştu… Onu sonra anlatırım.
Bardan çıkmadık, zaten çıkmadık bardan umut kesilmezmiş, pes edene kadar insan yenilmiş sayılmazmış ya, biz de çıkmadık! Polisler arasında büyülü müzik yüzünden arıza çıktı. Bazıları biraz dans ettikten sonra bizi almayı istedi. Sedi müziğe kendini veren bi polisin silahını alıp üzerime yürüyünce ortalık fena karıştı…
Umarım Sedi içeride kendine göre bi kantin ve bi bağlama bulabilir…
Tanrım, herkes için en iyisi olsun…
1 note

button